| BOŞ ZAMAN VE MOTİVASYON |
|
|
|
| Yazar Y.Doç.Dr.Abdullah Soysal | |
| Pazar, 13 Aralık 2009 | |
|
Bu bağlamda sosyologlar, boş zamanlar ve değerlendirilmesini sağlıklı kişiler yaratılması bakımından dinlenme, eğlenme gereksinimini karşılayan bir toplumsal kurum olarak ele almaktadırlar (Silah, 2005, s:42). Yani boş zamanın etkin bir şekilde değerlendirilmesi bir yönden bireyin fiziksel ve psikolojik kapasitesini arttırırken diğer yönden ise onun toplumla olan ilişkilerini daha sağlıklı yürütmesine olanak sağlamaktadır. İnsanların boş zaman davranışları, işlevsel açıdan iki güdülenme gücünün, aynı anda etkisi altında kalmaktadır. Bu güdülenmelerden ilki, günlük yaşamın tek düzeliğinden, sıradanlığından, çevreden ve ilişkilerden uzaklaşmaktır. Diğeri ise, boş zaman etkinliklerine katılarak kendini belirleme, etkin olma, üstünlük, mücadele, öğrenme, keşif, rahatlama gibi kişisel toplumsal iletişim gibi psikolojik ödül beklentisi ile güdülenmesidir (Kılbaş, 2001, s:20). Bu anlamda, insanları boş zaman etkinliklerine yönlendiren etkenler hem psikolojik hem de fizyolojik ihtiyaçlar olabilir. Bu konuda A. Maslow’un ünlü İhtiyaçlar Hiyerarşisi Yaklaşımı önemli görülebilir. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Yaklaşımı en alt düzeyden yukarı doğru hiyerarşik olarak sıralanan beş ihtiyaç kategorisi öngörmektedir. Bunlar; temel fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyaçları, sosyal ihtiyaçlar, saygı görme ihtiyacı ve kendini gerçekleştirme ihtiyacı olarak sıralanabilir (Şimşek vd., 2001, s:123). Bu ihtiyaçlardan fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarını takip eden psikolojik ve sosyolojik ihtiyaçlar konumuz olan boş zaman kavramı içerisinde değerlendirilebilir. Boş zamanı değerlendirmek psikolojik açıdan, bireye sağladığı güven duygusu, saygınlık, yaratıcılık ve kendisini geliştirmede kişiliğe yaptığı katkıyla ölçülür. Bedensel ve zihinsel gelişme için seçilen uğraşı türü, yeni beceri ve bilgilerin kazanılması bu değerlendirmede rol oynar. Boş zamanı değerlendirmek ve dinlenmek, çalışmamak değil çalışmanın biçimini değiştirmektir (Köknel, 1995, s:186). Sürekli olarak oturarak çalışan bir insanın bahçeyle uğraşması, yürümesi, spor yapması, bedensel olarak çalışan bir işçinin kitap okuması, sinemaya, tiyatroya gitmesi en sağlıklı ve yararlı dinlenme biçimidir. Bu açıdan boş zamanın bir ihtiyaç olduğu söylenebilir. Özellikle günümüzün ekonomik zorlukları ve stresli çalışma koşulları dikkate alındığında, boş zaman, insanların yenilenme, dinlenme, eğlenme, psikolojik olarak rahatlama ve sosyolojik olarak kendini gerçekleştirme gereksinimleri olarak görülebilir. Zamanın boşa geçirilmesi ise insanda telafisi mümkün olmayan pişmanlıklar ve duygular bırakabilecektir. Çünkü insan geçen zamanda yaptığı etkinlikten gelecek için hiçbir şey elde edememiştir. Amaçsızca kendisini boşluğa bırakmış ve ne kendisi ne de çevresi için tutarlı, somut ve faydalı bir iş üretmiştir. Bu anlamda, Cüceloğlu (1999), birçok yönden “Savaşçı” olmayan insanların yaşamlarında “keşke”lerin dolu olduğunu, pişmanlıklar, hüzünler ve mecburiyetlerin dile getirildiğini vurguluyor. Bu tür insanların doya doya bir yaşam sürdüremediklerini, sürekli kendilerini tuttuklarını ve özgürce, istediği gibi hareket edemediklerini belirtiyor. ve şimdi pişman olan sönük bir yaşama vurgu yapıyor. Ve her şeyin zamanında yapılmasının daha anlamlı ve daha mutluluk verici olduğu konusu üzerinde duruyor (Cüceloğlu, 1999, s:241). Boş Zaman Etkinlikleri (Rekreasyon) İnsanların hayatlarında mutlu olabilmesini kendi bakış açısından ele alıp, düzenli ve sistemli bir şekilde onların üzerinde uygulamayı amaçlayan ve bunu bir sorumluluk bilinciyle yapan kavram “Boş zaman etkinlikleri (rekreasyon)” olarak adlandırılabilir. Boş zaman ve rekreasyon, bir ölçüde örtüşmekle birlikte, aynı anlama gelmemektedir. Rekreasyon, yenilenme, yeniden yaratılma veya yeniden yapılanma anlamına gelen Latince “Recreatio” kelimesinden gelmektedir. Türkçe karşılığı, boş zamanları değerlendirme olarak kullanılmaktadır. Genel anlamda ise rekreasyon, insanların boş zamanları içerisinde gerçekleştirdikleri aktiviteler olarak tanımlanabilir (Karaküçük, 1999, s:42). Bu anlamda rekreasyon, boş zaman etkinliği olarak ifade edilebilir. Aristo, boş zaman etkinliğini, “başka bir amaç olmadan, sadece yapmak için yapılan bir etkinliğin içinde bulunma durumu” şeklinde ifade etmektedir. Önemli Fransız sosyologlarından Joffre Dumazedier de boş zaman etkinliğini, diğer bir deyişle rekreasyonu şöyle tanımlamaktadır: Boş zaman etkinliği, kişinin çalışma, ailevi ve toplumsal zorunluluklar dışında, rahatlamak, uzaklaşmak ya da bilgisini ve topluma katılımını arttırmak için kendi isteğiyle yaratıcı kapasitesini harekete geçirdiği herhangi bir etkinliktir (Balcı, 2003). Avrupa standartlarına göre, ortalama 80 yıllık bir insan ömrünün %32’lik zaman dilimi boş zaman olarak şekillenirken, bu oran ülkemiz kent insanında %40 civarındadır. İnsanların, ömründe önemli bir zaman dilimini oluşturan boş zaman içerisinde; günde birkaç saat, hafta sonlarında bir iki gün, yılda 15*30 gün gibi değişik süreler insanların boş zamanlarını değerlendirmeleri esnasında gezme, dinlenme, eğelenme, spor yapma şeklinde aktif ve pasif uğraşlarının tümüne rekreasyon denilmektedir (Küçüktopuzlu vd., 2003, s:36). Rekreasyon faaliyetleri tanımlanırken sadece boş zaman aktiviteleri olarak ele almak yanlış olacaktır. Çünkü sıradan bir aktivitenin rekreasyon olabilmesi için, o faaliyetin tamamıyla boş zamanda yapılması, kişiye haz ve zevk vermesi, katılımın gönüllü olması, aktivitenin yaşamsal özellik taşımaması, kişisel ve toplumsal yönden fayda sağlaması ve toplumsal değerlere aykırı olmaması gibi özellikler taşıması gerekmektedir (Soyer, 2003, s:106). Bu kapsamda reaktif etkinlikler şu şekilde gruplandırılmıştır (Karaküçük, 1999, s.83): a. Sanatsal (sinema, edebiyat, tiyatro, müzik, resim, fotoğraf vb.), Yukarıda sayılan etkinliklerde dikkate alındığında, boş zamanda yapılan her faaliyetin rekreasyon olarak görülmesi yanıltıcı olabilecektir. Örneğin kişinin mesai bitiminde eve dönüp uyuması ya da TV seyretmesi her ne kadar boş zaman sürecinde gerçekleşiyor olsa da, reaktif faaliyet değildir. Dolayısıyla rekreasyon faaliyetlerinin belli amaçları vardır. Bireylerin amaçsızca zamanlarının çalınmasına engel olabilecek önemli etkinliklerden biri olarak görülen ve bireylerin motivasyon katsayısını arttıran rekreasyon, gerçekten bilinçli bir şekilde uygulandığında iş ve sosyal yaşamın daha zevkli hale gelmesine neden olabilmekte ve bireylerin yaşam kalitelerini arttırabilmektedir. Kaynakça Balcı Velittin, 2003, “Ankarada’ki Üniversite Öğrencilerinin Boş Zaman Etkinliklerine Katılımlarının Araştırılması”, Milli Eğitim Dergisi, Sayı.158, Bahar, Ankara Cüceloğlu Doğan, Savaşçı, Sistem Yayıncılık, 1999, İstanbul Karaküçük Suat, 1999, Rekreasyon, Boş Zamanları Değerlendirme, Bağırgan Yayınevi, Ankara, Kılbaş Şükran, 2001, Rekreasyon, Boş Zamanı Değerlendirme, Anaca Yayınları, Ankara Köknel Özcan, 1995, Kaygıdan Mutluluğa Kişilik, Altın Kitaplar Yayınevi, İstanbul Küçüktopuzlu Faik, K. Gözek ve A. Uğurlu, 2003, “Boş Zaman Rekreasyon İlişkisi ve Üniversite Öğrencilerinin Boş Zaman Faaliyetlerini Değerlendirmeye Yönelik Bir Araştırma”, I. Gençlik Boş Zaman ve Doğa Sporları Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Gazi Üniversitesi S.K.S.D. Doğa Sporları Arama Kurtarma Merkezi, Ankara Soyer Ferit ve Y. Can, 2003, “Üniversite Öğrencilerinin Boş Zaman Alışkanlıkları ve Sportif Eğilimlerinin Mesleki Yönelişlerine Göre Karşılaştırılması”, I. Gençlik Boş Zaman ve Doğa Sporları Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Gazi Üniversitesi S.K.S.D. Doğa Sporları Arama Kurtarma Merkezi, Ankara Şimşek M. Şerif, T. Akgemci ve A. Çelik, 2001, Davranış Bilimlerine Giriş ve Örgütlerde Davranış, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ANASAYFA |
| KURUMSAL |
| EĞİTİMLERİMİZ |
| DANIŞMANLIK |
| HABERLER |





